Hakkımda
Seminer Konuları
Kişisel Gelişim
Kişisel Gelişim Projeleri
Ben Kimim
Güven Kazanmak ve
   Potansiyel
Kendine Güvenmek
Esnek Düşünmek
Etkili İletişim Becerileri
Sevgi&Aşk
Etkili ve Güzel Konuşma
Başarılı Olmak İçin
Başarı için 70 altın Kural
Yaşam

Zorluklarla Mücadele

Stresle Başa Çıkma
Sınırlar
İçindeki Sese Kulak Ver
İstemek
Beden Dili Olumlu İmaj
   Oluşturma
A tipi B tipi Kişilik
Hızlı Okuma
Duygusal Zeka
Evlilik Okulu
Ana Baba Okulu
Danışmanlık
İnsan Kaynakları
Kariyer Yönetimi
Toplam Kalite Yönetimi
Sorun Çözme Stratejisi
Kişisel Zaman Yönetimi
Beyin Fırtınası Ve
  Tink Tanklar
İnsan Kaynaklarını
  Nasıl Değerlendirebiliriz
NLP
Örgütsel Kariyer
  Planlama ve Geliştirme
Yeni Bir İşte Başarılı
   Olma Yolları
Motivasyon
Yaşama Nasıl
   Bakıyorsunuz?
Lider Olabilmek
Sınav Korkusu ve
  Motivasyon
Spor ve Motivasyon

Dr.Faik Özdengül_______Fizyolog & Hipnoterapist_______


POZİTİF DEĞİŞİM


       MEVLANA, KİŞİSEL GELİŞİM VE LİFE SKİLLS COACHİNG

         Bu disiplinin ortaya çıktığı yer Batı Medeniyeti. Bir bakıma zor zamanlarındalar. Hem medeniyetler çatışması beklentisinden, hem de medeniyetlerin biraraya gelmesinden dolayı farklılıklardan doğacak barıştan söz ediyorlar. Kafaları karışık. Öyle bir medeniyet haline gelmişler ki: bozan da onlar tamir etmeye kalkan da. Dünyaya egemenler ve dünyanın hali ortada. Böylesi bir zaman diliminde Kişisel gelişim, nlp, yaşam koçluğu ve daha bir sürü disiplinle karşı karşıyayız. Biz bu yaklaşımların neresindeyiz?
           Aralık ayı önemli bir zaman dilimidir Ülkemizde özellikle Konya’da. Mevlana ayı. Yine bir Aralık ayında kongre nedeniyle yurt dışındaydım. Benim ülkemden çok sayıda doktor arkadaşımla bu türden disiplinlerin ele alındığı bir toplantıydı bu. Toplantı süresince hep Mesnevi ve Mevlana’yı düşündüm. Bizim bu tür disiplinlere zaten sahip olmamız bir yana, bir de bunları Batı medeniyeti zarflarıyla paketleyip bize sunmalarına ne demeli? Burada herhangi bir kesimi suçlamıyorum kendimle yüzleşmemden söz ediyorum. Daha da kötüsünü söylemeliyim size. Bu ülkede hem de en uzun üniversite tahsili yapmış kişilerin, kendi insanımızın Mevlana’yı tanımayışı. Dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım.
            Orada karar verdim bu kitabı yazmaya. Düzgün olması için hayatın, bozmak şart değildi. Bozanların sonradan unuttukları düzgünlüğü onlara tekrar hatırlatmak gerektiğini düşündüm onları suçlamadan. Bir yerlerimizde kalmış, bizlere de unutturulan tozlanmış güzelliklerimizin tozlarını yeniden üfleyip sunmak istedim ihtiyaç duyanlara.
          Benim de hayatım bu zaman diliminde başladı ve devam ediyor. Çok bunaldığım ve major denecek düzeyde depresif olduğum zaman dilimlerinden birinde Dr M Scott Peck’in Az Seçilen Yol (The Road Less Traveled) kitabı geçti bir gün elime. Açıp okudum. Ve benim için başlangıç oldu okuduklarım. Kendisine müteşekkirim. Ardından batılıların yazdığı diğer kitaplar. Tıp fakültesinden mezun olmuş ardından da Fizyoloji A.B.D da doktora eğitimimi tamamlamıştım. Hala hayatım istediğim gibi değildi. İş ve ailevi sorunlarla boğuşuyordum. Biraz bulunduğum yerden uzaklaşmayı düşündüm o günlerde ve askere gittim. Askerliğim bir komando taburunda, dağlarda terörist avında geçiyordu. Güya dinlenmek ve başımı dinlemek için gitmiştim Çoğu günler ve gecelerde en az 2500 m yukarıdan bakardım yeryüzüne. Düşünmek için çok zamanım oldu hayata dair o günlerde. Askerliğimin ortasında birliğimiz farklı bir görevle Tokat’a taşındı. Burada da görev aynıydı yine. Terörist kovalamak. Bir gün şehirde dolaşırken arkadaşım bir kalem almak için  kitapçıya girdi. Ben de ardından. Hayatımın ikinci en önemli kitabıyla karşılaştım orada. Dr Muhterem Ercan’ın Hipnoz Ve Hipnoterapi adlı kitabıydı bu. Dikkatimi çekti. Uzandım ve aldım elime, sonra da satın aldım. Hemen okudum ve hipnozla ilgilenmeye karar verdim. Muhterem bey’e de müteşekkirim.
          Asıl hayatımın en önemli üçüncü kitabı Mesnevidir. Kişisel gelişim ve hipnoterapi alanında bayağı iyi sayılabilecek duruma gelmiştim ki, Mesneviyle tanıştım. Kronolojik olarak üçüncü sırada olmakla birlikte hayatıma etkisi açısından artık ilk sırada. Hep ve daima başucu kitabım. Bununla ilgili olarak şu an Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Ercan Uslu ve  S. Ü. Fars Dili Ve Edebiyatı Hocası Yakup Şafak Hocamı da burada anmalıyım. SADAV(Sosyal Araştırmalar Ve Dayanışma Vakfı) ın küçük bir odasında mütevazi bir toplulukla başladık Mesnevi derslerine 3 yıl önce. O gün bugün devam ediyoruz. Bir Konyalı olarak ne de geç kalmış hissettim kendimi ilk derste. Ve her şey yeniden başladı o gün orada. Önce kendi hayatım ve  düşüncelerim değişmeye başladı, sonra etrafım, ardından danışanlarım ve şimdi de siz. Şimdi özellikle o 3 yıl öncesi başlayan yeni yolculuğuma sizleri de ortak etmek istiyorum. Zor ve çetin gibi görünmekle birlikte göreceksiniz yol, zevklerimizi yenileriyle değiştirecek.
           Şimdi Scott Peck’le başlayan serüvenimin bir yerlerindeyim. Madem kitaplar insan hayatında bunca değişikliğe neden oluyor, ben de aynı yolu denemeliyim diye düşündüm. Bir yerde okumuştum “yazı oka benzer yaydan fırlatıp atarsın nerede duracağını kime değeceğini bilemezsin” mesajımın ulaşacağı tüm hedeflere diyerek başlıyorum ben de yazmaya. Yazılarımda kaynak Mevlana Celaleddin Rumi’nin eşsiz eseri Mesnevi olacak. Ondan esinlenerek kendi birikimlerimi paylaşacağım sizlerle. Bu manada bu satırları okuyan sizleri sonsuz saygıyla selamlıyorum.
            Kişisel Gelişim disiplinleri ve Psikoterapi anlamında Mesnevi’nin eşsiz bir eser olduğunu burada vurgulamak istiyorum. Kişisel Gelişimi: kendini tanıma, kendini disiplinize etme ve kendini ifade etme olarak algılarsak, bu anlamda Mesnevi başlıbaşına yol göstericidir. Mevlana Mesnevisinde öncelikle “Kendine doğru yola çık” der. Nitekim Son Peygamber de “Kim kendini bilirse Rabbini bilir” derken kendini tanımanın aslında Yaratıcı’yı tanımak olduğunu vurgular. Mevlana da bu anlamda yolu özetler. Kendinden geçen bir yol. Batılıların akıl yoluyla varmak istedikleri yol için Mevlana
“Bütün sanatlar, şüphe yok ki önce vahiyden meydana gelir, fakat sonra akıl, onların üstüne bazı şeyler katar” der. Vahiyden kopan hiçbir disipline yol vermez. Sonra yaşam koçluğu anlamında “Bu rebabın sesi neler söylüyor,  bilir misin? Arkamdan gel de yolu öğren .” derken Koç arıyorsan önce Peygamberlerden başlayıp sonra da onların varislerini aramalısın der. Yolun çetin olduğunu ve mutlaka kılavuz gerektiğini. Böylece  Yaşam Koçluğunu yüzyıllarca önce ilan etmiştir Mevlanamız “Bildiğin ve defalarca gittiğin yolda bile kılavuz olmazsa şaşırırsın.Kendine gel! Hiç görmediğin o yola yalnız gitme, sakın yol göstericiden baş çevirme”.der.
          Koçun seçiminden yolun çetinliğine, mahiyetine, yönüne, zorluk ve çeldiricilere kadar tüm unsurlara işaret eder. Ve bu yolda enerjimizin yakıtımızın da aşk olması gerektiğini söyler. Ve gerçekten de bir Koça ya da Mürşide ihtiyaç olduğunu kesin beyan eder
“Şu zamânede tek ve eşsiz bir insan olmak, yahut din yolunda olgunlaşmak istersen, bunu erenler meclisinden başka yerde arama. Erkekçe yaşamak istersen, olgun bir Hak erinin çevresinde dolan”
      
 
Madem artık Batı sistematiğine göre düşünüyoruz, madem kaybettiğimizi orada arıyoruz, kendi değerlerimizi sistematize etmek ve barışa katkıda bulunmak adına seçeneklerimizi yeniden gözden geçirmek durumundayız. Bu başlangıç cümlelerindeki son sözlerimi yine Mevlana’dan seçmek istiyorum.
        
 “Hak’tan baş çektin gittin amma bir yol bulabildin mi hiç? Yola gel, sersemce kaybolup gitme.
        Yol uzun; tez o uzun yola at sürelim, gece alanında yol alalım.
        Burada eğleşmek, ham adamın işi; geldiğim yer neresi? Orasının yolunu tutayım da gideyim ben.
        Bu rebabın sesi neler söylüyor,  bilir misin? Arkamdan gel de yolu öğren diyor
.
                                                                      
  Dr. Faik Özdengül

  Randevu ve seminer talepleriniz için  tel: 0332 3530168     email:fozdengul@pozitifdegisim.com      gsm: 05055496701