Günümüzün is dünyasının koşulları özellikle
ülkemizde hayli ilginç hale gelmiştir ; öngörülemeyen ekonomik
gelişmeler, siyasi belirsizlik, uluslararası firmaların iç pazarlarda
boy göstermesi , giderek artan fiyat ve kalite rekabeti bir de bunlar
yetmezmiş gibi yaşanan doğal afetler . Dolayısıyla artık sürekli bir
kriz durumuyla firmaların yasaması gerekirken birde teknolojik
gelişmeler ve müşterinin giderek artan beklentilerine tam ve zamanında
cevap vermek durumunda kalan
firmalar modern yönetim anlayışlarını artık uygulamak
durumundadırlar. Zira Türkiye’nin koşulları özellikle 1990’lardan
sonra çok değişmiş ve artık 1970’li ya da 80’li yıllardaki ülkemizde
sıkça görülen ve hala pek çok kurumun günümüzde dahi uyguladığı klasik
yönetim anlayışları terk edilmek zorundadır. Bu bilince ulaşmış
firmalar için ortaya çıkan sorun ise hangi yönetim anlayışının , nasıl
uygulanacağı sorunudur- reenginering ,öğrenen organizasyonlar, zeki
organizasyonlar, vs. - . Oysa kendini 1950’lerde göstermeye başlamış
olan toplam kalite yönetimi (TKY) , bu anlayışları da içine alan
organizasyonların sürekli gelişim ve öğrenmeleri gerektiğini
vurgulayan bir yönetim anlayisi, felsefi boyutta ise bir yasam
felsefesidir. Bununla da kalmayıp sadece değişmeyi değil dönüşmeyi
yani reaktif olmanın yeterli olmadığını proaktif olmanın önemini
vurgulamaktadır. Toplam kalitenin en önemli üstatlarından biri olan
Dr. Deming’in ölmeden önce söylediği son sözlerinin yenilikçilik
üzerine olması da bunu doğrulayan en güzel kanıttır. Dolayısıyla
böylesine mükemmel bir anlayışı iyi hazmedilmek ve öğrenebilmek,
dikkatli ve sistematik bir incelemeyi gerektirmektedir. TKY 80’lerin
ortalarında ve özellikle 1990’li yıllarda ülkemizde de adi sıkça
duyulmaya başladığında herkes isin bir yönünü ele alıyor ve adeta gözü
kapalı insanların bir file dokunduklarında kiminin hortum, kiminin bir
sütun kiminin ise bir püskül tanımım yaptığı gibi – sadece tutulan
tarafın tanımının yapıldığı bütünsellikten yoksun bir anlayis
içersinde – TKY ele alınıyordu. Toplam
Kalite Ağacı
Daha akilci ve rahat anlaşılabilir olacağını düşünerek Toplam Kalite
Ağacı Nasıl bir ağaç doğada yetişirse, TKY’ de bir kurum içinde öyle
yetişmeliydi. Öncelikle ekileceği toprak iyi tanınmalı , doğru yere
ekilmeli, gerekirse uygun toprak getirilmeli, daha sonra özenli bir
bakımla ağaç, toprağa derinlemesine kökler salarak dallarına vitamin
ve mineralleri ulaştırmalı ve sağlıklı meyveler vermelidir. O zaman
yapılması gereken şey bu ağacın ana parçalarının (kök, gövde ve
dallarının) TKY açısından yorumlanmasıydı. İste bu gözle baktığımızda
bir takım kavramlar bizim içinde yerli yerini bulmaya başladı. Ağacın
kökleri, yönetimin öncelikle bu kavramlara, felsefeye inandığını ve
tüm çalışanlara yayılan yoğun bir eğitim programı ile de kalite,
toplam ve yönetim kavramları ile tanımları konusunda dil birliği
sağlamayı, hedeflemektedir. Gövde , kavramları hayata geçirebilmek
için gerekli olan sistemleri dallar ise, bu kavramları sistemler
içinde gerçekleştirebilmek için kullanılabilecek teknikleri ve
araçları ifade etmektedir. İste bunda sonra bu ağaç sağlıklı ve
lezzetli meyveler verebiliyordu : çalışan mutluluğu, müşteri
mutluluğu, karlılık, verimlilik, kaliteli ürün/hizmet, yasam kalitesi
vs.