Sporun profesyonelleşmesiyle birlikte spor psikolojisi
terimine daha sık rastlanıyor. Psikoloji spora
neden gereklidir?
- Genel olarak sporda ve özel olarak futbolda performansın fiziksel,
teknik, taktik ve psikolojik hazırlığa bağlı olduğu söylenir.
Antrenörlerin çoğu fiziksel, teknik ve taktik hazırlık konularında
nelerin yapılacağını bilebilir. Ama psikolojik hazırlıkta nelerin
yapılması gerektiği çok açık değildir. Örneğin futbolda fiziksel
hazırlık deyince
süratin, dayanıklılığın, kuvvetin, esnekliğin geliştirilmesini
anlıyoruz. Psikolojik hazırlık dediğimizde neyi anlayacağız? Stresle
başa çıkma, kendine güven, motivasyon, konsantrasyon, dikkat, gevşeme,
olumlu düşünce kontrolleri. İletişim de psikolojik hazırlığı
gerektiren konulardır.
Bir antrenör bu alanlardan üçüne hakim. Ama dördüncüsü için dışarıdan
desteğe ihtiyacı var değil mi?
- Hatırlarsınız eskiden kaleci antrenörü, kondisyoner, spor hekimleri
futbolun içinde yoktu. Şimdi bunların dışında maç analizcileri,
performans analizcileri işin içine girmeye başladı. Futbol
takımlarının futbolda uzmanlaşmış ve spor psikolojisinde ciddi eğitim
öğretim görmüş uzmanlarla çalışması lazım. Örneğin bugün turizmde
yüksek lisans ve yönetim organizasyonu doktorası yapmış birisi
psikolojik danışman diye ortaya çıkabiliyor. Milli takımlara ve
Galatasaray'a kadar gidebiliyor, hatta şu anda Fenerbahçe'ye bile
yardımda bulunabiliyor. Bu boşluğu denetleyebilecek mekanizmalar yok.
Futbol Türkiye'de çok büyük paranın dolaştığı bir alan. Ve bu alana
herkes bir şekilde girip para kazanabiliyor.
Spor psikolojisi alanında uzmanlaşmamış bir kişi bir futbol takımına
gerçekten katkı sağlayabilir mi?
- Tabii, bu işin eğitimini gerçek anlamda almış biriyle almamış birisi
arasında fark olacaktır.
Psikolojinin futbola katkısı ne düzeydedir?
- Araştırmalar genel olarak bu katkının yüzde 30 olduğunu söyler.
Durum ve koşullara göre bunun yüzde 90'lara kadar çıkabilir. Yüzde
yarımın bile önemli olduğu bir alanda bu önemli bir oran.
ABD'deki gelişmeleri yakından izliyorsunuz. Spor kulüpleri ne zamandan
beri spor psikologlarından yardım alıyorlar?
- Takımların spor psikologlarından ilk yardım alması 1938 yılına
rastlıyor. İkinci Dünya Savaşı'yla bir durgunluk yaşanıyor. 1960'larda
tekrar canlanıyor. Spor psikolojisinin babası diye bilinen Coleman
Griffith'e 1938'de Chicago Cubs beyzbol takımı teklifte bulunuyor.
Bunu başlangıç noktası kabul edebiliriz. 1960'larda uygulamalı spor
psikolojinin babası diye bilinen Bruce Ogilvie problemli sporcular ve
bunlarla başa çıkma yollarıyla ilgili ilk kitabını yayımladı. Ve
takımlarda bu çalışmayı ilk başlatan kişi olarak tanınıyor.
Uygulamalı spor psikolojisine geçilmesi bu işin daha ciddiye
alındığını mı gösteriyor?
- 1960'lardan başlayarak bu işin yaygınlaştığını söyleyebiliriz.
ABD'de 1984'ten sonra olimpik dallarda tüm sporcular klinik ve eğitim
spor psikoloğu ile çalışıyor. Eğitim spor psikologları aynen
antrenörler gibi sporculara stresle başa çıkma, motivasyon, kendine
güven, hedef belirleme gibi psikolojik becerileri öğretirler. Klinik
spor psikologları ise sporcuların depresyona girdiği, kişilik
bozuklukları gösterdiği, alkol, doping ve cinsellikle ilgili
problemler yaşadığı çok önemli klinik durumlarda devreye giriyor.
Spor psikoloğunun katkısı nasıl bir vadede ortaya çıkar?
- Araştırmalar dört ay ile iki yıllık bir sürenin gerekli olduğunu
söylüyor. Ama daha uzun süreler daha yararlı sonuçlar verebiliyor.
AŞIRI PERFORMANS ZARAR
Bir spor psikoloğu futbol takımıyla nasıl çalışma programı
izleyebilir?- Biri genel ve
diğeri özel iki program izleyebilir. Öncelikle takımın durumunun
değerlendirilir.
Futbolcularla grup halinde ve bire bir görüşmeler
yapılır. Futbolcuların psikolojik açıdan zayıf ve güçlü yönleri
belirlenir. Sonra takım için genel bir program, futbolcular için de
hangi yönleri zayıfsa ona uygun program oluşturulur.
Bu çalışmalar sonunda elde edilen beceriler kalıcı mıdır?
- Psikolojik beceriler aynı fiziksel beceriler gibidir. Nasıl
futbolcuya kuvvetlen dediğinizde kuvvetlenmiyorsa konsantre ol
dendiğinde de kendi kendine konsantre olmayı başaramaz. Birisi bize
gelecek, bir-iki laf söyleyecek. Galeyana geleceğiz, çıkıp
kazanacağız. Dolduruşla karıştırılıyor. Bunun sonucunda boğulmalar
meydana gelir. Aşırı düzeyde motivasyon da performans açısından zarar
vericidir.
Bu dolduruş Türkiye'de bu ciddi bir sorun mudur?
- Önemli bir sorundur çünkü genelde bizde vatan millet edebiyatıyla,
haydi koçum edebiyatıyla motive etmeye çalışırlar. Araştırmalar 'pep
talks' adı verilen bu genel takım konuşmalarının zararlı yönlerinin
bulunduğunu gösterir. Çünkü yüksek uyarılma düzeyi kişileri strese
sokabilir, sakatlıklara yol açabilir, güven kayıplarına sebep
olabilir.
Psikolojik desteğin altyapı seviyesinde
başlaması gerekir mi?
- Sanki spor psikologları sadece üst düzey sporcular içindir gibi bir
yanlış anlayış var. Aslında bunun tüm spor kulüplerinde altyapıdan
itibaren psikolojik beceri antrenmanlarına ihtiyacı var. Böyle bir
altyapıdan gelen futbolcular daha az psikolojik problem yaşarlar. Bu
nedenle futbol federasyonu nasıl kaleci antrenörünü, kondisyoneri,
spor doktorunu futbol kulüplerinde düşünüyorsa bunu da mecburi hale
getirmelidir. Bu sayede futbolun kalitesi yükselir.
GALATASARAYLI ERGÜN ÖRNEK OYUNCU
Galatasaraylı Ergün Penbe duygularını kontrol etme açısından örnek
alınacak bir oyuncudur. Performansını bozacak duygusal tepkiler
gösteremeyen, motivasyonunu koruyan bir oyuncudur. Ama örneğin Hakan
Şükür gol kaçırdığında bunun etkisiyle moral bozukluğuna girebiliyor.
Öğrenilmiş çaresizlik diye bir şey var. Bazı yolları denedikten,
başarısız olduktan sonra başarısızlığıyla ilgili bir çaresizlik
yaşamaya başlar. Bu güven kayıpları yaratır ve oyuncunun teknik
becerisini de etkilemeye başlar. ‘‘Niye bir daha deneyeyim? Ben
beceriksiz bir adamım’’ diye düşünceler hakim olur. En büyük
mağlubiyet de burada ortaya çıkar.
ASKER FUTBOLCU-SANATÇI FUTBOLCU
Asker diye kast ettiğimiz şey bunların futbolu daha çok fizik mücadele
olarak algılamaları. Buna karşılık sanatçılar, futbolu daha çok bir
sanat ve estetik olarak yorumlar. Sadece kendilerini değil takımı iyi
yönlendirme, diğer oyuncuları da iyi ve başarılı yapma isteği gibi
özellikler gösterirler. Sanatçı ve askerlerin ortasına düşen iki
tipten daha bahsedebiliriz: Sadece sanatçılığıyla değil fiziksel
mücadelesiyle de ön plana çıkan sanatçı-askerler ve mücadele yanında
sanatçı yönleri de gözüken asker-sanatçılar. Antrenörler için sadece
sanatçı veya sadece asker olanlar bir problem yaratır. Antrenör,
sanatçı oyuncuya biraz da top kapmalısın, mücadele etmelisin, top
rakipteyken bir kişi eksik oynuyoruz, der. Asker için de futbol sadece
mücadele değil biraz daha aklını kullan diyecek. Veya takımım, bir
tane sanatçı oyuncuyu kaldırır diyecek. Diğerleri bu açığı kapatacak.
Ama bu oyunculardan birkaç tane varsa takım büyük ölçüde zarar görür.
NBA TAKIMLARI OLUMSUZ TEZAHÜRAT İÇİN KİRALIK
SEYİRCİ TUTUYOR
Bugün yüksek performansta en önemli antrenman biçimlerinden birisi
simulation training'tir. Yani yarışmaya benzer koşullarda antrenman
yapıyorsan yarışmada daha iyi sonuç alırsın. Mesela NBA basketbol
takımları olumsuz tezahürat için kiralık
seyirci tutuyorlar. Zaman zaman ben de futbolcuların yanına teyp
kuruyorum. Buna rağmen köşe vuruşunu yapabiliyor mu? Kenar oyuncuların seyirciden çok etkilendiğini söylerler. Tüm bu olumsuz tezahürata
rağmen kendini kontrol edebiliyor mu, diye.
FUTBOLCUDA ARANMASI GEREKEN ZEKA TÜRLERİ
Alan zekası: Futbol bir alan
mücadelesidir. Rakibin alanını daraltmak ve kendi alanını büyütmek
amaçtır.
Transfer zekası: Buna aktarma zekası da
diyebiliriz. Yani bir alanda öğrendiklerini diğer alana aktarma.
Antrenmanda öğrendiklerinin ne kadarını maçta kullanabildiğini
gösterir.
Duygusal zeka: Futbolcunun duygularını
kontrol edip etmediği önemlidir. Sahada gereksiz hareketler yapıp
sinirlenen oyuncunun duygusal zekası düşüktür.
AJAX MODELİ
Ajax altyapısında kullandığı yöntem psikolojiyi içeriyordu. TIPS (T=
technique/teknik, I=intelligence/zeka, P= personality/kişilik, S=
speed/ hız.) denen bir yöntem kullanıyordu. Yani teknik ve zeka
sahibi, aynı zamanda yüksek performans ortaya koyabilecek kişiliğe
kavuşmuş ve süratli oyuncular yetiştirmeye dayanıyordu. Bu literatüre
geçmiş bir altyapı felsefesidir. Bu sayede Ajax dünya futboluna çok
önemli yıldızlar kazandırdı.