|
Konuşma
zorluğu iki farklı nedenle oluşmaktadır.
A-Organik nedenler: Beyin yapısındaki
sorunlar, ses tellerinin yapısal kusurları, ağız, dil, diş dudak
kuburları. Bu tür nedenlerle yapıdan kaynaklanan tıbben organik
kusurların çözümü ancak o sorunun çözümüyle konuşma işleminin
düzelmesini sağlar. Hipnoz bu tür organik kusurlarda moral desteğinin
ve kişisel eforun gelişmesini sağlar.
B-Psişik nedenler: Yapısal olarak kusurlu
olmayıp, psişik nedenlerle konuşmayan, takılan ve kekeleyen kişiler bu
grubu oluşturur.
Bu nedenleri açtığımızda, taklit, dikkati çekme, korku ve travma gibi
başlıklar konuşma zorluğunu geliştirir.
Taklit: Ailede konuşma zorluğu yaşayan
birileri varsa aile içinde küçüğün yanında, “babası, amcası veya
annesi de küçükken kekelerdi”, gibi konuşmalar doğru değildir. Bu tür
empozeler adeta hipnotik etki yapar ve “Demek ki ben de bir süre
kekeleyeceğim”, düşüncesini beraberinde getirir.
Dikkati çekme: Küçük kendini kabul
ettirmek, istediğine erişmek üzere kekeleme taklidiyle başladığı
yanlışlığı uzun yıllar kabullenerek sürdürür.
Korku:
Herhangi bir hayvandan veya
olaydan etkilener korkan küçük konuşma zorluğuyla kekelemeye başlar.
Aile bu olayı ilgi odağı haline getirirse konuşma bozukluğu sürekli
kekelemeye dönüşür. Geçici olması gerekirken ayrılmaz bir parçaya
dönüşür.
Travma: Herhangi bir travma, kaza çarpma
vb. nedenlerle açığa çıkan bedensel olmayan bir bozukluktur.
İstenmeyen ve başarıyı engelleyen bir
yaşam tarzı olan kekemelik kişi için olduğu kadar, yakınları, iş
arkadaşları ve ailesi içinde önemli bir sorundur.
Psişik konuşma bozukluğu olan
kekemelik derece derecedir. Öylesine ağır konuşma zorluğu çekenler
vardır ki, ismini bile söylemekte zorlanır, kasılır, tikleri artar,
dövünür, uğraşır durur. Daha hafifleri vardır; zaman zaman heyecanlı,
gergin anlarda, telefon başında vs nedenlerle başlayan, hatta bazı
kelime veya harflerle açığa çıkan bozukluklar.
Ne türden olursa olsun,
yeter ki organik nedenlerle dayanmasın. Kişinin konuşma merkezine
hipnotik yaklaşımla erişildiğinde psişik nedenlere dayanan konuşma
bozuklukları düzeltilebilmektedir. Buradaki kıstas ve yapılan
görüşmelerde dikkat edilen konu, kişinin zaman zaman şarkı söylerken,
şiir okurken ve rahat zamanlarında güzel konuşup konuşmadığıdır.
Yapılacak beyin grafileri ve laboratuar araştırmalarıyla organik
nedenlere dayanıp dayanmadığı öğrenilebilir. Dil, dudak, diş yapısında
kusur var mı, ses tellerinde konuşmaya bağlı hastalık var mı,
araştırılır. Hepsi olumlu sonuç vermişse, sorunun çözülmesi mümkündür.
Hipnoza hazırlanıp alınan, konuşma zorluğu çeken kişiye aşağıda
örneğini göreceğiniz şekilde seans uygulanır.
Uygulayıcı, birinci bölümde moral
desteği ve başarma imajı verir. İkinci bölümde ise hipnozu daha da
derinleşerek “Benden sonra tekrarla” komutuyla devam eder. Bu işlem
tamamlanınca üçüncü bölüme geçer. Başaracaksın anlayışıyla telkinleri
özetleyerek tekrarlar.
Uygun metotlar altında hasta hipnoza alınarak sakinleştirilir ardından
konuşmayla ilgili özgün telkinler başlar.
“...Sende yapısal hiçbir kusur yok, beyinsel
olarak, dil, dudak diş yapınla ve ses tellerinle rahatça
konuşabilirsin... Başkalarının yanında... Heyecanlı, gergin anlarda
da... Kalabalıkta... Tüm ilginin sana çevrildiği anda da güzel
konuşabilirsin... Sen de yapısal bir kusur olsaydı her zaman kötü
konuşurdun... Şiir okurkan, şarkı söylerken her kelime ve harfi
rahatça söylüyorsun... Sen de kusur olsaydı söyleyemezdin... Dilinde
dudaklarında dişlerinde hiçbir kusur yok... Sen istersen her zaman
güzel konuşabilirsin... Şimdi daha da rahatlamanı, daha da gevşemeni
istiyorum... Sağ elini kapatarak derin nefesler almaya başla... Her
nefesle daha da rahatlayacaksın... Bedenin daha da gevşeyecek... Göz
kapakların daha da ağırlaşacak... İstesen de açılmayacak... Ama
bilincin, sanki bir bilgisayar gibi... Tüm ilgi ve dikkati sözlerime
verecek telkinleri kavrayacak ve hiç unutmayacaksın... Şimdi yedi defa
daha derin ve olağanüstü güçlü nefesler almanı istiyorum... Her
nefesle daha da rahatlayacak ve konuşma merkezini denetim altına
alacaksın... Konuşmanı engelleyen tüm nedenleri avuçlarına
hapsedebilirsin... Avuçlarını daha da sıkarak rahatlamanı istiyorum...
Güzel çok güzel... Şimdi bedenin sanki bir hamur gibi oldu, istesen de
kıpırdatamazsın... Göz kapakların kenetlendi... Sanki dikilmiş gibi,
güçlü bir tutkalla yapıştırılmış gibi... Ama bilincin, çok açıldı... O
kadar açıldı ki, tüm varlığınla dikkatini sözlerime veriyorsun...
Hepsini hatırlayacak ve hiç unutmayacaksın... Her geçen seansta
hipnozu daha derin yaşayacak... Her geçen gün daha güzel konuşacaksın;
bir konuşmacı, bir hatip gibi. Kalabalıkta tüm dikkatler sana
çevrilse, kürsüye çıksan bile... Sağ elini kapattığında üç derin nefes
aldığında başkalarının yanında gözlerin kapanmasa da... Kendini benim
yanımda gibi hissedeceksin... Sanki aynayla, benimle konuşuyor gibi
olacaksın... Çevrende kimse yokmuş, yalnızmışsın gibi davranacak ve
söze başlayacaksın... Kelimeler, ağzından, dudaklarından kolayca
çıkacak... güzel konuşmanın, düşündüklerini söylemenin... soruları
yanıtlamanın huzuruna kavuşacaksın... Bu andan itibaren konuşma
merkezinin kontrolü avuçlarında... Heyecanlı da olsan, gergin de olsan
valinin, kaymakamın, müdürün yanında da olsan... Sınavda da olsan,
teftişte de olsan güzel konuşacaksın... Kim olursa olsun onu bir insan
gibi düşünecek, mesleğine aldırmadan rahatça konuşacaksın...”
Birinci bölümün ardından ikinci
bölüme devam edilerek kişiye tekrarlattırılır. “...Bende yapısal bir
bozukluk yok... İstersem güzel konuşabilirim...” gibi.
İkinci bölüm tamamlanınca, kişi
rahatlatılır. Artık iyice gevşemiştir. Üçüncü bölüme geçilerek kendi
kendine de hergün en az birkaç defa konsantre olması, akşamları
yatarken telkinleri hatırlaması ve yüksek sesle gazete, mecmua veya
kitap okuyarak okuduklarını duyması istenir.
Daha ilk seanstan başlayarak otohipnozu öğrenmesi ve kendi kendine
telkinleri tekrarlaması öğütlenir. Birkaç çalışma içinde gerginlik
azalır, sorunun derinliğine bağlı olarak kasılmalar azalmaya başlar.
Sebat eden kişi bir süre sonra sorununu çözmüş olur.
|