Aklımıza gelen bütün düşünceler, bilinçli veya bilinçsiz olarak
kendimize söylediğimiz her düşünce, elektriksel dürtülere çevrilir ve
bunlar daha sonra zihinsel emirlere dönüşerek her an hissettiğimiz
duyguları ve yaptığımız eylemleri elektriksel ve kimyasal olarak
etkilemesi ve kontrol etmesi için beynimizdeki denetim merkezlerini
yönetir.
Nasıl ki azgın bir köpeği görmek, beyine adrenalin salgılaması için
bir emir oluyor, masum bir kediyi görmek merhamet ve acıma duygularını
harekete geçiren başka bir emir oluyor, aynen bunun gibi düşüncemiz de
beyin için zihinsel bir emre dönüşüyor. Örneğin sağlığınızda hiçbir
sorun olmadığı halde birkaç kişi size “Hasta gibi görünüyorsun” derse
siz de hasta olabileceğinizi düşünmeye başlarsınız. Bu düşünceniz
elektriksel dürtülere dönüşecek ve beyninizi o yönde harekete geçirmiş
olacaksınız. Büyük olasılıkla da çok geçmeden hastalığın ilk
belirtileri vücudunuzda ortaya çıkacaktır. Nitekim tıp araştırmacıları
tüm hastalıkların yüzde yetmiş beşinin kendi teşvikimizle olduğunu
söylemektedirler.
“Başarısız, beceriksiz ve sakar” olduğunuzu düşünürseniz beyninizi ve
sinir sisteminizi o yönde harekete geçirmiş olursunuz.
Sonuç olarak geçmişte şu veya bu şekilde hangi “düşünceleri” kendinize
programladıysanız onlar sizinle ilgili her şeyi etkiliyor, yönetiyor
ve kontrol ediyor. İnsanların büyük çoğunluğu kendilerini olumsuz
olarak programladığı için yapabileceklerinden çok daha azı ile
yetinmek zorunda kalmaktadırlar.
Peki bu olumsuz programlamayı nasıl değiştirebiliriz? Olumsuz
düşünceleri en hızlı değiştirmenin yolu sık sık olumlu iç konuşma
yapmaktır. Olumlu iç konuşmaya örnek olarak şunları verebiliriz.
Kendime Güveniyorum
Hedeflerime Tümüyle Odaklanırım
Zorluklarla Mücadele etmeyi Severim
Daima Büyük Düşünürüm
Prensiplerimden Taviz Vermem
Zamanı İyi Kullanırım
Her Zaman İyimserimdir
Başarılı Bir İnsan Olduğuma İnanıyorum
Başarısızlıklar Karşısında Yılmam
Yaratıcımın Bana Büyük Bir Potansiyel Verdiğinin Farkındayım