Hakkımda
Seminer Konuları
Kişisel Gelişim
Kişisel Gelişim Projeleri
Ben Kimim
Güven Kazanmak ve
   Potansiyel
Kendine Güvenmek
Esnek Düşünmek
Etkili İletişim Becerileri
Sevgi&Aşk
Etkili ve Güzel Konuşma
Başarılı Olmak İçin
Başarı için 70 altın Kural
Yaşam

Zorluklarla Mücadele

Stresle Başa Çıkma
Sınırlar
İçindeki Sese Kulak Ver
İstemek
Beden Dili Olumlu İmaj
   Oluşturma
A tipi B tipi Kişilik
Hızlı Okuma
Duygusal Zeka
Evlilik Okulu
Ana Baba Okulu

Danışmanlık
 
İnsan Kaynakları
Kariyer Yönetimi
Toplam Kalite Yönetimi
Sorun Çözme Stratejisi
Kişisel Zaman Yönetimi
Beyin Fırtınası Ve
  Tink Tanklar
İnsan Kaynaklarını
  Nasıl Değerlendirebiliriz
NLP
Örgütsel Kariyer
  Planlama ve Geliştirme
Yeni Bir İşte Başarılı
   Olma Yolları

Motivasyon
 
Yaşama Nasıl
   Bakıyorsunuz?
Lider Olabilmek
Sınav Korkusu ve
  Motivasyon
Spor ve Motivasyon

 

Dr.Faik Özdengül_______Fizyolog & Hipnoterapist_______

         

Duygusal Zeka


       Duygusal Zeka
     "Basarinin sirlarindan birisi de duygulari bilincin kontrolü altinda tutabilmektir"
Duygusal Zeka; duygulari zamaninda üretebilme, yasatabilme, denetim altinda tutabilme ve baska bireylerle saglikli duygusal iletisime (empati) girebilme yetenegidir. Bir baska deyisle; D.Z. aklin kendisini "his bombardimanlari"ndan korumasi ve duygulari gerektigi yerde bastirma gücünü gösterebilmesidir. Çogunlukla, duygusal zeka ile sezgisel zeka birbirine karistirilmaktadir.
"içime dogdu, bu is olacak" dedirten sey sezgisel zekadir ve genellikle altinci his, önsezi (intuition) ya da telepati gibi isimlerle anlatilir. Bunlar; bilinçli bir düsüncenin ürünü olmayan ve zihinde kendiliginden beliren birer ani "bilme" isidir. Bu biliste mantik, bilimsellik ve rasyonellik aranmaz. Çünkü; önsezi, düsünce kurallarinin etkisi ve güdümü altinda degildir. "Herkes dogal olarak öfkelenebilir. Bu kolaydir. Kolay olmayan sey; dogru zamanda, dogru amaçla, dogru sekilde ve dogru kisiye ya da olaya karsi öfkelenmektir" ifadesi; duygusal zekanin bir bölümü hakkinda bize bir kanaat vermektedir. Burada öncelikle aralarinda küçük anlam farklari (nüans) olan üç sözcüge açiklik getirmek gerekmektedir.
Bunlar his, duygu ve heyecandir.
His (feeling); herhangi bir seye karsi zihinde veya bedende olusan ve yogunlugu yüksek olmayan bir duygusal tepkinin farkina varma isidir (awareness).
 Örnegin; bir ayagi topallayarak yürüyen bir kediye duyulan acima hissi, farkina varilan böylesi bir duygusal tepkidir.
 Duygu (emotion); farkina varilan bir hissin kuvvetlenerek, bilinçte ve bedende genel bir uyarilmislik hali (arousal) olusturmasidir. Korku, üzüntü, ask gibi...
Heyecan (excitement); duyguya oranla daha kisa süreli ama daha yogun ve siddetli bir uyarilmislik halidir. Yani; çabuk gelip geçen siddetli duygudur. "Yüregim agzima geldi!", "Kan beynime firladi!" veya "Kendimi zor tuttum!" ifadelerindeki siddetli duygusal haller heyecan kategorisine girerler.Vücudun sadece bir organini veya bölgesini uyarmak gereksinimi ortaya çiktigi zaman, beyin o organa bir sinirsel sinyal (impulse) gönderir ve bu bir refleks hareketi yaratir. Fakat beyin bedenin tümünü uyarma ihtiyaci hissettigi zaman, bu isi bir sürü sinyal göndererek, zahmetli bir sekilde yapmaz. Hangi duygu veya refleks uyandirilacaksa, o duyguyu gerçeklestirecek hormonlari üreten salgi bezlerine bir sinyal gönderir ve hormonlar hemen üretilip kan dolasimina akitilirlar. Böylece en geç 6 saniye içinde o hormonun istedigi sekilde bir duyguya kapiliriz. Heyecanlanma gerektigi zaman ise hem hormonlar hem de sürekli sinyaller kullanilir.


                            

      

Randevu ve seminer talepleriniz için; tel:(0332 )2382427 & (0332)2370790  e_mail: fozdengul@pozitifdegisim.com gsm: 05055496701